Pazartesi, 30 Mart 2020 Hicri : 6 Şaban 1441

İZ BIRAKAN SPORCULAR

İZ BIRAKAN SPORCULAR

MUHAMMED ALİ CLAY

Müslüman olmadan önceki ismi Cassius Marcellus Clay olan Muhammed Ali Clay, 17 Haziran 1942'de Kentucky Louisville'de doğdu. 12 yaşındayken boksla tanıştı ve kısa zaman içinde National AAU ve Altın Eldiven Şampiyonası'nda amatör kayıtlara girdi. Yine 1960'ta Roma'da ağır hafif siklette altın madalyayı alarak profesyonel lige döndü. 18 yaşındayken katıldığı Roma Olimpiyatları'nda altın madalya aldıktan sonra ünü giderek artmaya başladı.

1964 yılında 22 yaşındayken, S.Listori'u yenip Dünya Şampiyonu oldu. Bu zaferden sonra dinini değiştirip İslam dinine geçti ve Muhammed Ali ismin aldı. Maç öncesinde rakibinin moralini bozmak için makineli tüfek gibi konuşan Ali, çok sevdiği boksa ara verdi ama 1967'de boksa tekrar geri döndü. Vietnam'a savaşa gitmediği için cezalandırıldı fakat sonra affedildi. 1974'te Foreman’ı, 1978'de L. Spinks'i yenip Dünya Şampiyonluğu ünvanını geri aldı. Profesyonel döneminde sadece 5 kez yenilen, Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu olan Muhammed Ali, 36 yaşına kadar bütün şampiyonlar için tek isim olmayı başardı ve 37'si nakavt olmak üzere 56 madalya kazandı.

Parkinson hastalığı yüzünden uzun süre Michigan'daki çiftliğinde gözlerden ırak yaşamayı tercih eden ünlü boksör, ringlerde 20 yıldır ağzından düşürmediği "Bütün zamanların en iyisiyim" lafını ispatlayarak bir efsane oldu. 

-          "Rüyalarınızı gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır."

-          "Şampiyonlar salonlardan çıkmaz. Şampiyonlar içlerinde tutku, hayal ve amaç olan insanlardan çıkar."
-          "Beni asıl inciten, 'İslam' adının bulaştırılması ve 'Müslüman' adının bulaştırılması ve sorun çıkarılıp nefret ve şiddete yol açılması. İslam, katil dini değildir. İslam, barış demektir. Evde öylece oturup insanların sorunun kaynağı olarak Müslümanları yaftalamalarına seyirci kalamazdım."

“1984 olimpiyatları ve Judo final müsabakası. Minderde Mısırlı Judocu Muhammed Ali Rasvan ve rakibi Japon Yaşuhiro Yamashita. Müsâbakalar sırasında Yamashita’nın sağ ayak kasları yırtılmıştır ve finâl karşılaşmasına sakat olarak çıkar. Olayı hatırlamayanlar, bilmeyenler, bulup videosunu izlerlerse görürler. Yamashita sol ayağıyla yürüyor, sağ ayağını resmen sürüklüyor peşinden. Maç sırasında Muhammed Ali’nin antrenörü kenardan sürekli halde bağırır; “Sağ bacağına oyna!” Sağ bacağına vur!” Hakikaten maçı izleyen herkes de görüyor ki, Muhammed’in rakibinin sağ ayağına bir defa vurması yetecekti. Fakat yapmadı. Yenildi ve gümüş madalya ile yetinmek zorunda kaldı… 

Maçtan sonra etrafını saran bütün gazetecilerin sorusu aynıydı. -”Niçin?.., Niçin yapmadın?...” Cevaben: “Benim Din’im insana, yaralıya, hele de yaralı yerinden vurmayı yasaklıyor. Eğer o durumdayken bir de ben oradan yüklenip oraya vursaydım, sakat da kalabilirdi. Madalya için bunu ona yapamazdım” der. Muhammed’in bu tavrı ayakta alkışlandı ve Uluslararası Fairplay Komitesi “1984 Fairplay Ödülüne” lâyık görüldü. Daha sonra gittiği Japonya’da da onu bir kral gibi karşıladılar. Şimdi dikkat!  O sene binlerce kişinin onun bu tavrından etkilenip, İslam’ı inceleyip Müslüman olduğu kayıtlara geçti!..”

KENAN SOFUOĞLU

Türk motosiklet yarışçısıdır. 25 Ağustos 1983, tarihinde Adapazarı Akyazı’da doğdu. Trabzonlu motor tamircisi İrfan Sofuoğlu’ nun oğlu, yine motosiklet yarışçısı olan Bahattin Sofuoğlu ve Sinan Sofuoğlu’ nun en küçük kardeşidir. Sofuoğlu kardeşler, gerek Türkiye’de gerek yurtdışındaki yarışmalarda birçok şampiyonluklar elde ettiler. 50 si uluslararası yarışlarda olmak üzere 650 kupa kazandılar.

Babasının motora olan tutkusundan dolayı motor sporlara merak salmış ve abisi Sinan Sofuoğlunun bir yarışta sakatlanması ve yarışa onun yerine katılması ile bu motor sporları hayatına adım atmıştır. 17 yaşında iken babasının imzası ile yarışmaya katılmış olduğu bir yarışta abileri Sinan Sofuoğlu ve Bahattin Sofuoğlu ile birlikte yarışmaya katılmış ve yarışmayı 3 kardeş ilk 3.te bitirmişlerdir. 

Sofuoğlu kardeşler bütün bu başarıları elde ederken, 2002 senesinde maddi durumlarının yetersizliği, sponsor bulmakta güçlük çekmeleri nedeni ile içlerinden (sadece birinin) Kenan kardeşlerinin Avrupadaki yarışlara katılmasına karar vermişlerdir. Almanya Yamaha Cup yarışı için gerekli maddiyatı sağlamak amaçlı dükkânlarındaki motosikletleri ve Bahattin Sofuoğlu’nun arabasını sattığı bilinir. Neticede Kenan Sofuoğlu rakiplerinden daha güç şartlarda katıldığı yarışı birincilik alarak kazanır. Yarışma sonunda ağabeyi Bahattin Sofuoğlu trafik kazasında vefat etti. Kenan Sofuoğlu abisi Bahattin Sofuoğlu’nun ismini uluslararası yarışlarda kaskında taşımaktadır.

2003 sezonunda Supersport-IDM’de 2. Oldu. 2004 sezonunda Fim Superstock 1000 Cup şampiyona üçüncüsü olmuştur. 2005 yılında Superstock-1000 şampiyonluğunu hedef seçmiştir. İlk iki yarışı kazanmasına rağmen yaptığı bir kaza sonucu bileğini kırması sebebiyle İtalya Misano’daki yarışa katılamamış, sezonu 2. olarak tamamlamıştır. 

2006 senesinde Supersport-WM’ye başlarken sponsorluk sorunları yüzünden Yamaha Almanya takımından ayrılmak zorunda kalmıştır. Ancak son anda İsviçre’de yaşayan, ismi gizli tutulan bir Türk işadamının sponsorluk sağlamasıyla Ten Kate’nin Honda takımına katılmıştır. Supersport WM’de 2006 sezonunu 3. olarak tamamlamıştır.2007 yılında Supersport Dünya Şampiyonluğu’nda sezonun bitimine 3 yarış kala şampiyon olmuştur. 

Kenan Sofuoğlu 2010 yılında Dünya Supersport Şampiyonası'nı 1. bitirerek şampiyonluğa ulaşmıştır. Bu Kenan Sofuoğlu'nun 2. Dünya Supersport Şampiyonası şampiyonluğudur. Bu şampiyonluktan sonra gelecekte farklı bir seride yarışmak istediğini belitmiştir. Bu doğrultuda 2010 sezonunda açılan Motor 2 şampiyonasını seçmiştir ve sezonu son iki yarışı için Techomag CIP ekibiyle anlaşarak Moto 2 de yarışan ilk Türk motorsikletçi olmuştur. Bu seride Portekiz ve İspanya yarışlarına katılmıştır.

2015’te Supersport Dünya Şampiyonluğu’nda, en yakın rakibi olan Patrick Jacobsen’e 33 puan fark atarak, Fransa’da çıktığı yarışta podyuma çıkarak dünya şampiyonluğunu garantiledi. Bu şampiyonluk Sofuoğlu’nun 4. şampiyonluğu oldu. 2011 yılında Spor Toto' nun teklif ettiği 800,000 TL lik isim hakkı bedelini, dini inancı gereği reddetmiş ve hayır kurumlarına verilmesinden memnuniyet duyacağını belirtmiştir.

-          "Bir oğul alıp bir oğul daha veren Rabbime şükürler olsun"

MUSA (MOUSSA) SOW

Fransa'nın başkenti Paris'ten 35 km. batısında yer alan Mantes-la-Jolie semtinde dünyaya gelen Sow, 6 çocuklı ailenin 3. çocuğudur. Babası Renault'ta çalışırken, Annesi ise otelde temizlik görevlisiydi. Babası, 1970'lerin ortalarında bu semte yerleşti. Aile orta halli geçiniyordu. Eğitimini de orada sürdürdü. 15 yaşına kadar bu semtte ailesiyle birlikte hayatına devam etti.

Futbola Mantes'da başlayan ve sırasıyla; Amiens ile Rennes'de futbola devam eden Moussa Sow, 2004 yılında Rennes ile ilk profesyonel maçına çıktı. 2006 yılında profesyonelliğe adım attıktan sonra 2007-08 sezonunda Sedan'a bir yıllığına kiralık olarak giden Sow, takımının Fransa Kupası'nda yarı finale yükselmesinde büyük katkı sağladı. 2008 yılında Rennes'e geri dönen Sow, 2010 yılında Lille'e transfer oldu. 

İlk sezonunda Ligue 1'de attığı 25 golle gol kralı oldu ve tüm dikkatleri üzerine çekti. 2011 yılında ise Senegal'de "Yılın Futbolcusu" ödülünü kazandı ve Afrika'da "Yılın Takımı"'nda da yer aldı. Sık sık adı Fenerbahçe ile anılan Sow, 2011-12 sezonu devre arasında Fenerbahçe ile 4,5 yıllık sözleşme imzaladı ve Fenerbahçe ile ilk sezonunda Türkiye Kupası'nı kazandı.

Sow, Fransa U-19 ve Fransa U-21 millî takımlarında da mücadele etti. 2005 yılında Fransa U-19 ile Avrupa 19 Yaş Altı Futbol Şampiyonası'nı kazandı. 2008 yılında tercihini Senegal'den yana kullandı ve Sow, Senegal formasını ilk kez 2009 yılında Demokratik Kongo karşısında giyerken; ilk golünü de yine Demokratik Kongo karşısında attı. Sow, millî takımıyla 2012 Afrika Uluslar Kupası'nda da mücadele etti, Sow bu turnuvada sadece bir gol atabildi ve Senegal turnuvadan puansız olarak elendi.

Moussa Sow, ülkesinde '2013 yılının en iyi Senegalli futbolcusu' seçildi.Sow, Demba Ba, Sadio Mané ve Papiss Cisse gibi isimleri geride bıraktı.

Müslüman olan futbolcu Dia ve Niang'ın milli takımdan arkadaşıdır. Bildiğiniz üzere Mamadou Niang'ın ilk ismi Muhammed'dir. Bizdeki Mehmet gibi. Moussa Sow'da anlaşılacağı gibi Musa Sow dur.

-          "Gerekirse futboldan vazgeçerim ama orucumu ihmal etmem; para bu dünya da geçerli. Bir Müslüman olarak ahiretim önceliğimdir."

MESUT ÖZİL

Mesut Özil kimdir, Almanya A Milli Takımı’nın ve de Werder Bremen’in formasını giymekte olan Almanya doğumlu, Türk asıllı orta saha oyuncusu. 2010 yılında FIFA Dünya Kupası’nda üçüncü olan kadroda yer alan Özil, ayrıca bu turnavadaki başarılı futbolu ile Altın Top Ödülü’ne aday gösterilmiştir.

Mesut Özil, 15 Ekim 1988 tarihinde, Gelsenkirchen, Almanya’da dünyaya geldi. Devrek, Zonguldak asıllı olan ailesinin Almanya’da dünyaya gelen 3. Kuşağına mensup olan Özil, futbolla çok genç yaşlarda tanıştı.

1995–1998 yılları arasında Westfalia 04, 1998–1999 yılları arasında Schalke-Nord, 2000–2005yılları arasında Rot-Weiss Essen formalarını giyen genç oyuncu, 2005 yılında Schalke 04’ün gençler takımına transfer oldu.

Schalke 04’ün gençler takımında bir yıl kadar top koşturduktan sonra, 2006 yılında Schalke’nin A Takımı’na girmeyi başaran Özil, burada top koşturduğu iki yıl içerisinde 30 lig maçında forma giydi.

2008 yı bir kontrata imza atarak Werder Bremen’e transfer olan Özil, bu kontratla beraber 2011yılına kadar Bremen’e bağlandı.2008–2010 yılları arasında Bremen forması altında çıktığı 71 lig maçında toplam 13 gol kaydeden başarılı futbolcu, Bremen’de 11 numaralı forma ile ortasahada, oyun kurucu olarak görev aldı.

2006–2007 sezonu başında Almanya U-19 Milli Takımı’nda oynamaya başlayan Özil, 2007yılında U21, 2009 yılında ise A Milli takıma kadar çıkmayı başardı. İlk A Milli maçını 11 Şubat 2009 tarihinde Norveç’e karşı oynayan genç futbolcu, uluslararası arenadaki asıl çıkışını ise 2010 FIFA Dünya Kupası’nda sergiledi. Kupadaki başarılı futbolu ve takımını sırtlayan golleri ile dikkat çeken Özil, takımının dünya 3.sü olması ve Bronz Madalya almasında büyük bir rol oynarken, FIFA tarafından da Altın Top Ödülü’ne aday gösterildi.

Mesut Özil’in kendisi gibi futbolcu olan kardeşi Mutlu Özil ise Hebler 06 takımında top koşturmaktadır.

-          Ronaldo yakın arkadaşım. Ayrıca dinime karşı saygılı. Ben Kur’an okuduğum zaman saygı gösteriyor. Kur’an duymak hoşuna gidiyor.

 

NAİM SÜLEYMANOĞLU
“Cep Herkülü ” olarak tanıdığımız sporcumuz 1967 yılında Bulgaristan'da doğdu. 1977 yılında halter sporuna başladı. İlk başarısını 1982'de Brezilya'da yapılan Dünya Gençler Halter Şampiyonası'nda elde etti. Toplamda 250 kilo kaldırarak, kilosunda birinci oldu. 

1983 yılında Viyana'da yapılan turnuvada, 56 kiloda dünya rekorlarını sırası ile koparmada 130.5, silkmede 165 ve toplamda da 295 kilo olarak kırdı. Daha sonra bu rekorlarını yine kendisi kırdı. 1986 yılında dünya şampiyonasında 60 kilo kategorisinden katıldı ve toplamdaki rekorunu 335 kiloya çıkararak dünya şampiyonu oldu. 1988 Seul Olimpiyatları'da ise yine 60 kilo kategorisinde muhteşem rekorlar kırdı. (Toplam: 342,5 kg) Naim Süleymanoğlu'nun Seul'daki muhteşem başarısı ile Türkiye'ye olimpiyatlarda güreş dışında ilk altın madalya kazandıran sporcu oldu. 

Naim Süleymanoğlu, 1992 Barcelona Olimpiyatları'nda ve 1996 Atlanta Olimpiyatları'nda yine muhteşem başarılara imza attı. 

Naim Süleymanoğlu, 8 kez dünya şampiyonu oldu. 46 kez ise dünya rekoru kırdı. 1988'de dünyaca ünlü Time dergisine kapak oldu. 1992'de Uluslararası Halter Komisyonu tarafından Dünya'nın En İyi Sporcusu seçildi. 

 

CEMAL KAMACI

1943 yılında Trabzon’un Maçka ilçesinin Kapı Köyü’nde ailenin onuncu çocuğu olarak dünyaya geldi. Spora İstanbul’da futbolla başladı. Top oynarken ayağını kırınca futbola veda etti. Boksa Fatih Güreş Kulübü'nde  Ali Hoca’nın teşvikleriyle başladı. Kısa bir süre sonra Fenerbahçe'ye geçti ve boks takımının kaptanlığını üstlendi. 1962'de Milli Takım'a seçilen Cemal Kamacı, 1966 yılı sonuna kadar bütün millî karşılaşmalarda 67 veya 71 kilolarda dövüştü. Bu süre içinde iki kez Balkan ikinciliği kazandı. 1967 yılında Türkiye'de profesyonel boks lisansı verecek bir kurum olmadığı için lisansını Viyana'dan Avusturya adına çıkarttıran Kamacı, böylece profesyonel oldu. 1972 yılında Avrupa Şampiyonu Fransız Roger Zami'yi İstanbul'da yenerek, 63.5 kilo Avrupa Profesyonel Boks Şampiyonu oldu. 1973 yılında ünvanını İspanyol boksör Ortiz'e kaptıran Kamacı, yılmayarak 1975'te Köln’de İspanyol Gomez Fouz'u yenerek bir kez daha ünvanını geri aldı. Avrupa Profesyonel Boks Şampiyonluğu ünvanını 1976 yılı içinde yaptığı üç maçta da korudu. 63.5 kg'da dünya sıralamasında dördüncü sıraya kadar yükseldi. Avrupa Şampiyonu ilk Türk boksörü olan Kamacı, 11 Kasım 1976'da İstanbul’da düzenlediği bir jübile maçından sonra boksu bıraktı. 

-          "Yavrularımıza ilk önce ahlak ve maneviyatı öğretmemiz gerekiyor"

 

HAMZA YERLİKAYA
Aslen Sivaslı olan Hamza Yerlikaya, 3 Haziran 1976'da İstanbul’un Kadıköy ilçesinde doğdu. Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümünden mezun olan Yerlikaya, Sakarya Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimini tamamladı.
17 yaşında büyükler kategorisinde dünya şampiyonu olarak dönemin Dünya Güreş Federasyonu (FILA) tarafından ‘Asrın Güreşçisi’ unvanına layık görülen Hamza Yerlikaya, sporculuk kariyerinde büyükler kategorisinde 2 Olimpiyat, 3 Dünya ve 8 Avrupa şampiyonluğu kazandı.
1996 yılında Atlanta Olimpiyat Oyunları’nda elde ettiği altın madalyanın ardından 1997 yılında kendisine ‘Türkiye Cumhuriyeti Devlet Üstün Hizmet Madalyası’ verilen Yerlikaya, 2007 yılında spor hayatını noktaladı.
2007 yılında yapılan genel seçimlerde AK Parti 23. Dönem Sivas Milletvekili seçilen Hamza Yerlikaya, bu süre zarfı boyunca Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Üyeliği, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Müşavirliği, TBMM Milli Eğitim ile Gençlik ve Spor Komisyon üyeliği görevlerini de ifa etti. Milletvekilliği görevinin ardından 2012 yılında Güreş Federasyonu Başkanı seçilen Yerlikaya, 3 yıllık başkanlık süresinin akabinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı olarak Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görevine başladı.
2018 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN tarafında Gençlik ve Spor Bakanlığında spordan sorumlu Bakan Yardımcısı olarak atanmıştır.